5 Haziran 2012 Salı
P.S. I Love You
Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır. Acıtmasına rağmen denemeyi öğrenmelisin.
Biliyorum, gitmene izin vermeliyim. Ama biliyorum ki nereye gidersen git asla uzakta olmayacaksın.. Çünkü parlak bir yıldızın ışığı gibisin. Yaşamımda parlamaya devam edeceksin…
Hiçbir mesafe bizi ayrı tutamaz. Sen benim kalbimde olduğun sürece bu gözlerden hiçbir gözyaşı düşmeyecek.. Çünkü aşkın gerçek sevgisi asla ölmez.. Sonsuza dek canlı kalır…
Zaman sahip olduklarımızı alamaz… Birlikte olduğumuz zamanları hatırlayacağım. Zamanımızın bittiğini düşünebilirsin.. Ama sen hala benimsin…
Not: Seni Seviyorum
( P.S. I Love You )
26 Mayıs 2012 Cumartesi
Unutmak ?
Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım.
Zaman değil yürek istiyormuş.
O da sende kaldı ...
Yılmaz Güney
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Şimdi ten tene olsak ne fayda,
Artık aramızda bir ceset gibi boylu boyunca yatan mesafeler var.
Ben sana işlediğim günahların cehennem sıcağında seni ısıtırken,
Tenin şimdi kim bilir kimlerin dudağında meze.
Ben senin yokluğunun hastalığında ateşler içinde yanarken,
Sen şimdi kim bilir kimlerin yatağında soğuyorsun...
Atakan Gülgar
Artık aramızda bir ceset gibi boylu boyunca yatan mesafeler var.
Ben sana işlediğim günahların cehennem sıcağında seni ısıtırken,
Tenin şimdi kim bilir kimlerin dudağında meze.
Ben senin yokluğunun hastalığında ateşler içinde yanarken,
Sen şimdi kim bilir kimlerin yatağında soğuyorsun...
Atakan Gülgar
16 Nisan 2012 Pazartesi
Hatırlarmısın baba?
adımlarımı kuvvetli atmayı senden öğrendim hatırlarmısın baba ?
senden öğrendim onurlu , gururlu , namuslu ,haysiyetli yaşamayı ; bir parça mutluluğu bile herkezle harcayıp sıfıra varmayı..
herkezin dediği gibi en çok ben çektim sana ,
kah dalgalı fırtınalı, kah parçalı bulutlu
bazende günlük güneşlik ..
içimde kocaman volkan var baba; harlandıkça harlanıyor tutuyorum, susuyorum her zamanki gibi köşeye çekilip yutuyorum güya çok güçlüyüm ya ! kadere üzüntülere meydan okuyorum ..
ben çırpındıkça üstüme geliyor yıkılan umutlar ,zelzele kopuyor içimde, susa susa atıyorum içime. Anlamıyorlar baba içimde tüten sevgini, yüzümün gülücüklerine kanıyorlar, çok azı fark ediyor beni .
meğer hala çocukmuşum, hala aynı hırçınlıkta hala küçücük bir kızmışım ..
sen kimselerin beni sevemeyeceği kadar seven yegane sevgilimsin .. aşksın teksin ve kalbimin merkezinin vazgeçilmez şehrisin .. senle tanışalı tam tamına 20 yıl oldu ilk sevda ,ilk bakış ,ilk ve son güveniş ,ilkimsin babam , hala ellerim küçücük ,hala yüreğim ürkek, hala korkak ve hala sana ihtiyacım var . .
bilmezmisin baba huyu mu ? sevmediğim durumlarda hırçın oluşumu ..
içime kapanıp herşeyi kendimle halletmeye çalışışımı ..
öylece ellerim kollarım bağlı duramayacağımı ..
bişey gelmediği için elimden için için eridiğimi ..
her zaman ki gibi dualarıma dua oluşunu ..
kendimle didişmekten öyle yoruldumki omzuna yaslanıp dinlemek ve bak kızım şu huyunu düzelt diyen nasihatlarını özledim ..
şimdilerde yüzünde yorgunluk, eskisi gibi gülümsemiyorsunda , ve anlamadığım bir suskunluk mevcut , ben hiç sevmedim bu halleri korkuyorum birisi çimdiklesin beni, ve şaka desin .....
alışkın değilim baba, alışamadımda yıkılmaz dediğim dağa noldu ? Güçlü dediğim babam; hafif bir sarsıntıda niye kendini bıraktıki şimdi ...
HÜLYA
senden öğrendim onurlu , gururlu , namuslu ,haysiyetli yaşamayı ; bir parça mutluluğu bile herkezle harcayıp sıfıra varmayı..
herkezin dediği gibi en çok ben çektim sana ,
kah dalgalı fırtınalı, kah parçalı bulutlu
bazende günlük güneşlik ..
içimde kocaman volkan var baba; harlandıkça harlanıyor tutuyorum, susuyorum her zamanki gibi köşeye çekilip yutuyorum güya çok güçlüyüm ya ! kadere üzüntülere meydan okuyorum ..
ben çırpındıkça üstüme geliyor yıkılan umutlar ,zelzele kopuyor içimde, susa susa atıyorum içime. Anlamıyorlar baba içimde tüten sevgini, yüzümün gülücüklerine kanıyorlar, çok azı fark ediyor beni .
meğer hala çocukmuşum, hala aynı hırçınlıkta hala küçücük bir kızmışım ..
sen kimselerin beni sevemeyeceği kadar seven yegane sevgilimsin .. aşksın teksin ve kalbimin merkezinin vazgeçilmez şehrisin .. senle tanışalı tam tamına 20 yıl oldu ilk sevda ,ilk bakış ,ilk ve son güveniş ,ilkimsin babam , hala ellerim küçücük ,hala yüreğim ürkek, hala korkak ve hala sana ihtiyacım var . .
bilmezmisin baba huyu mu ? sevmediğim durumlarda hırçın oluşumu ..
içime kapanıp herşeyi kendimle halletmeye çalışışımı ..
öylece ellerim kollarım bağlı duramayacağımı ..
bişey gelmediği için elimden için için eridiğimi ..
her zaman ki gibi dualarıma dua oluşunu ..
kendimle didişmekten öyle yoruldumki omzuna yaslanıp dinlemek ve bak kızım şu huyunu düzelt diyen nasihatlarını özledim ..
şimdilerde yüzünde yorgunluk, eskisi gibi gülümsemiyorsunda , ve anlamadığım bir suskunluk mevcut , ben hiç sevmedim bu halleri korkuyorum birisi çimdiklesin beni, ve şaka desin .....
alışkın değilim baba, alışamadımda yıkılmaz dediğim dağa noldu ? Güçlü dediğim babam; hafif bir sarsıntıda niye kendini bıraktıki şimdi ...
HÜLYA
12 Mart 2012 Pazartesi
Sarılıp Uyuyalım..
Sarılıp uyuyalım.
Arada uyanıp nefes alıp almadığını kontrol edeyim, dikkat kesileyim.
Bir an olsun telaşlanayım.
Nefesini duyup rahatlayayım.
Saçlarının kokusunu çekeyim içime
Başımı göğsüne yaslayıp uyuyayım.
Yada sırtın dönük olsun;
“Uyurken güvenip sırtını dönebiliyor bana” diye düşünürüm mesela.
Alınmam ben bana sırtını döndün diye.
Ya da sen sarıl bana öyle;
Yüzünü saçlarıma göm; çok güzel koktuklarını söyle.
Üstümü çok açarım ben; üşürüm diye telaşlan.
Yorulduğumda debelenirim mesela.
Kıpırdanırsan uyanacağımdan kork.
Fazla bir şey değil; sadece sarılıp uyuyalım.
Ben ve İstanbul
Birileri vardır mutlaka nöbetimi tutan. Bir tek sensin boğazıma takılan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




