17 Ağustos 2009 Pazartesi

Yangın Artıkları !

Yoruldum..
Kıvılcımlardan çıkacak yangın tahminlerinde bulunmaktan.
Sonra da söndürecek damlaları toparlamaktan
Çok yoruldum!!!

Ruhumun yedek parçalarını da tükettim üstelik..
Yapılabileceklerin hepsi yapıldı,
Söylenebilecek herşey tekrar olacak artık.
Yalnızlık dişlerimi birbirine çarptıaracak kadar soğuk..
Görünürde herşey kabuk bağlamış olsa da,
İçi yanıyor,acıyor hala.
Ben yandım!!!


-€daLinka-

13 Ağustos 2009 Perşembe

Bekle

Geleceğim bekle dedi

Ben beklemedim o da gelmedi

Ölüm gibi bir şeydi

Ama kimse ölmedi!!



Özdemir Asaf

Gidiyorum..!!

Bana kızma
Beni unutma...
Beni güzel hatırla...
Bu yazdığım son mektup
Farzetki bir deprem oldu
Yıkıp geçtim hayatını
Yada bir yangın oldum yaktım evini
Sonra kül oldum kaybolup gittim
Yada bir kabus idim senin için
Uyandın ve ben bittim...
Beni güzel hatırla...
Çünkü sevdim seni...
Alıştım imkansız oluşuna
Boynum omuzlarıma ağır geldi kaldırmadım
Beni güzel hatırla...
Binlerce mektup bıraktım sana
Şiirler yazdım mavi gözlerine
Çoğunu yakdım ...!
Sakladım içimde sevabını günahını
Sessizce gittim Senden
Sende anlamadın beni
Beni güzel hatırla...
Sana gülüşümü sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirlerimi yaktım
Söylenmemiş türküler söyledim her köşede
Vedalar kahrolsun
Ne arasan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
Beni güzel hatırla...
ağladığımı düşün
Yeşil gözlerine baka,baka
Şimdi senle yaşanan güzel günleri ateşe veriyorum
BENİ GÜZEL HATIRLA
Gidiyorum...

Alıntı

Babamdan Öğrendim..

Babamdan öğrendim,
yerde ekmek bulunca yüksek yere koymayı,

kuşlar yer derdi...

Hiç yiyeni görmedim.

Seni gördüğüm an ulaşabileceğim en yüksek yere koydum,Sevgilim!...

Şimdi nerdesin?

Kuşlar mı yedi?...
Alıntı

22 Haziran 2009 Pazartesi

Bir Başlık Olmamalı Zaten

Seni kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çok özlüyor ve çok seviyorum babacığım..

Ben Hayatın Mağlubuyum..

"Bu bir veda,bir tebessüm
Yaz güneşine,bir nefes dağ kokusuna..."

Gecenin karanlık sesinde bir parça hüzün tınısıydı gözyaşlarım. Gözlerinin matemine yenilmeden başladı yola çıkmışlığım. Güneşin yelkovanı son demlerini kovalıyor akrebin ve batan güne karışan,elde kalan salt umutlarıma takılıkalıyor gözlerim. Sana doğru yürüdüğüm sokaklardan,zifir geceye karışan zamansız bir yol ayrımındayım...

-İki şehrin arasındayım şimdi;
Biri hiç bilmiyor beni,öteki hiç sayıyor.


(Bir veda yolculuğu bu...)


"Açık kurşuni mehtap içinde bir veda;
Kaybolmuş aşklara,hayata
Mağlubum...
Derin sevdalara,büyük ihtiraslara mağlubum."


Sen bilmezsin,her yağmurda sonbahar olur yüzüm. Yüreğime vuran damlalar birikir içimde,ansızın büyürüm. Şimdi tüm yapraklarımı savurup,inceden bir sızı yükledim dallarıma. Sen dokundukça gün yüzü gören çiçeklerimin yerinde yeller esiyor.

-Biliyor musun;
Hâlâ ellerin kokuyor...


(Ne kadar serpsen de beyazları,kayıp gecelerin karanlığını sıyırıp atamıyorum üzerimden...)


"Ben hayatın mağlubuyum;
Derin sevdaları beceremedim...Mağlubum!!!"


Yalnızlığıma uzattığın ellerine gözyaşlarımı koydum,al hadi...Karanlık caddelerden geçip vardığım dönemeçlere,yağmurda ıslanmış toprak kokusunun anlamını yitirdiği umutsuz sokaklardan birinde bırak beni...

-Anılara tutsak kaldımsa da,kurtarma;
Mazinin yırtık sayfalarına uğurla beni...

SeCciL
Kes Sesini Yüreğim..Sus..Sus İşte...