16 Mayıs 2009 Cumartesi

Mut ( suz )


Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?



Cemal Süreyya

Okudum Seni Hasretle Ve Sevgiyle..

Uzun zamandir okumadigim ve özlediğim satirlarından...Sessizliğin fazlasıyla konuşkandı.

Beni bir zamanlar anladığına inandığım satırlarından geldim

yürekli sevginden..
Okudum seni hasretle ve sevgiyle!..Ama ben senin artık hiç yazışmayacağımızı bilen satırlarından geldim..
Düşlerin nerede sevgili(?) düşlerini göremediğim satırlarından geldim.Korkularım ne zaman bitecek sevgili..? Düşlerin ne zaman gün ışığına çıkacak..? Ve sen nereye yerleştirdin sana verdiğim güzel sevgimi..?

Ört üstünü ne olur üşümesin ve gösterme kimseye..!Özenip beğenip almaya kalkmasın kimse..Bari sevgim sende kalsın.

Çünki ben senin ,artık beni istemeyen satırlarından geldim…!!!!

Inancini ve güvenini yitirdi bana her zaman güven diyen sevdan; simdi o yetim ve öksüz bir hâlde uzayın boşlugunda kaybolan sesinle..
Gitmedim…Gitmeyecektim…Gitmeyide hiç düşünmedim..
Gözlerinden biraz hüzün icmeme izin verir misin..(?) Bitmiş olsa bile aşkın geceleri mavi masallar anlatan bir ben kalsamda yalnızlıgımda; bana biraz umut ve anlayış verir misin..? Kendim için bir şey istiyorsam namerdim ama içimdeki çocuğu güldürmek icin bana rengarenk balonlar alır mısın..(?) Agladigim ve korkularimi yenemedigim zamanlar oluyor bazen. Sesimi uzaklardan da olsa duyup gelerek bana biraz sabır ve gülüş verir misin sevgili..(?)

Ben senin bu sorulara cevap vermeyen satırlarından geldim..

Artik gidiyorum desem de nereye gidebilecegimi ben de bilmiyorum… Senden uzaklastıkça sana daha da yakın olduğumu hissetmem Bir tek beni duymuyorsun beni işitmiyorsun gibi..

İşte bu yüzden ; Ben senin artık beni duymayan satırlarından geldim sevgili…!!Beni artık hiç duymayan satırlarından…!!!!


Biliyor musun ben sana kavuşmayı degil; sana kavuşmayı düşlemeyi sevdim! Bu yüzden de ben senin bu düşleri kanattığın satırlarından geldim sevgili..

Bu düşleri delik deşik yaptığın satırlarından!!!!

Gülüşlerinle alkışla beni yeter..Çünkü seni sevdiğimi bilen ve bilecek olan satırlarından geldim..

Şimdi de seni.Dahası bizi o satırlarda bırakarak gidiyorum…
Ama sen ne olursa olsun gülüşlerinle alkışla beni.


Alıntı

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Fotoğrafın Dili..

Kimi zaman fark etmiyoruz yanı başımızdaki şansı, sevgiliyi, acıyı, umudu.
Yanımızdan geçen biri belki katilin olacak ilerde.
Yada merdivende arkanda oturan çocuk hayatının aşkı.
Karşı kıtada oturan bir kadın var belki bu dünyada seni anlayabilecek yegane insan.
Dünyanın öbür ucunda yaşayan biri var belki yıldızlara bakarken seninle aynı şeylere kafayı takan.

Kocaman bir zincirin halkalarıyız biz.
Ne kadar yabancı gibiysek de yakınız aslında.
Birimize bir şey olduğunda karışır düzen.
Tek sorun farkına varmakta..

Alıntı

7 Mayıs 2009 Perşembe

' ...Sen Gittin.. Şarkı Başladı... '

Sen gittin uzadı yollar..
Sen gittin,
Büyüdü yolların sonunda ömrüme biçilen keder!

En kötüsü alıp da başını gitmen sanırdım
Kalbini kalbimden uzak kılman daha da fenaymış meğer!

Sen gittin uzadı yollar..
Sen gittin,
Büyüdü yolların sonunda ömrüme biçilen keder!

En çaresiz bırakanı yalnız kalmak sanırdım bu hayasız dünyada
Sensiz kalmakmış göreceğim en koyu renk aslında !

Sen gittin uzadı yollar..
Sen gittin,
Sustu tüm sesler..
Sen gittin,
Küstü nefes almalar..

Sen gittin,
Ben bittim,
Bir tek..
Şarkı yeni başladı !

Gökçe ÇORA

Yağmur Bir Kez Daha Çiselerken...

Yağmur bir kez daha çiselerken,
Penceremin ucunda
Yalnızlığımı akıtıyorum suya,
Gözlerimi bırakıyorum yansımana.

Sesini dinledim yağmur.
Hani kimseyle pek konuşmadığın gibi,
En sevdiğimiz şeyi yaptık yine karşılıklı;
Her zaman ki halimizle durulduk, dinledik suskunluğumuzu

Bu yüzden sen yağmadıkça,
Bir şeyler eksik sürekli.
Senin gibi kudretli suskunluğa,
Tenimi tercüme eden kalemin ihtiyacı var

İşte bu gece sen yine çiselerken,
yanaklarımdan süzülen damlaların, kim olduğunu bilemeyeceksin.
Ve ben aynı senin yaptığın gibi, her gürlediğinde,
İçimde akan göz yaşlarını haykıracağım

Ne kadar iyi dostmuşuz oysa,
Sen yağmaya devam ederken
Ben yazmaya devam ederken
Gökyüzünün ardında

Ayrılıyoruz,
Ben bırakıyorum aşık olmayı artık,
Ozanlığı koydum köşeye,
Sen sakın bırakma,
Bırakma beni öteye,
ne olursun!

Gözden Düşünce Yürekte Tutunamazmış Aşk..

Gözden düşünce yürekte tutunamazmış aşk…

Şimdi hatırlıyorum da sadece bi kaç hafta önce yere göğe sığdıramazdım seni.Belleğimde ki en güzel,en anlamlı kelimelerin karşılığını sorsalar hiç tereddüt etmeden adını söylerdim.Ve bunlar bile yetmezdi de daha niceleri sıralanırdı bir bir dilime,kalemime.

Peki ya şimdi ?

Ne değişti de hiçlik kavramıyla yarışır oldun be adam ?

Sen ne sevgimi anladın ne de sana verilen değeri ya bunu da anlamazsın. Dur zahmet etme ben söyleyeyim.

Seni unutmak aklımın ucundan bile geçmezken,hala ben seni unutmak için sevmedim ki diye feryat figan herkese bunları haykırırken sen yine yanlış yaptın,zamanında tek doğrum bildiğim. Keşkelere değil iyikilere adını yazdırmaya and içmişken en büyük pişmanlığım oldun be adam.

Söylediğin yalanlar yetmemiş miydi ki ?
Bir yalana daha ne gerek vardı be adam…

Yalan oldun girdin kanıma ve zehirledin beni her kalbimin seninle atışında…

Bir yalan söyledin benim olmaktan çıktın,
Bir yalan daha söyledin yalanın ta kendisi oldun,
Pinokyoyla yarışır oldun,yalan olduğunu anlamak için,
Ne burnunun uzaması gerekiyordu,
Ne de alim olmak…
Tamam bu son artık bir yalan daha gelmez en azından gözümden düşmez derken,
Bir yalan daha söyledin işte ve düştün gözümden…

Gözden düşünce yürekte tutunamazmış aşk…

Bunu da bilmiyordun değil mi tıpkı diğer bilmediklerin gibi.

Mutlu ol dilekleri göndermeyeceğim yüreğine.

Yine yanlış anlarsın sen, mutsuz olmanı istediğimden değil istediğim hiç bir şey sana dair olunca ne de olsa olmuyor diye.

Mutlu ol demeyeceğim sana,
Nasıl istiyorsan öyle ol,
Yeter ki benden uzak ol.
Gölge etme yüreğime,bu anıma,yarınıma…

Adın hiçlikle yarışıyor sonunda bunu da başardın ya …

Sustum.

Bak yine kötü tek söz çıkmadı dilimden ama sen bunu bile anlamazsın ya.

Neyse…


CNN
Kes Sesini Yüreğim..Sus..Sus İşte...