22 Nisan 2009 Çarşamba

Aşık Olabilirsiniz !

Aşık Olabilirsiniz.!
Tam gögsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz...
Sokağa fırlayacaksınız...
Sokaklar da dar gelecek..
Tıpkı vucudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içinizi,
Ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendinizi taşımayacak kadar çok büyüyecek,
Bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan...
“Önemli olan sağlık.”
“Yaşamak güzel.”
“Boşver, her şey unutulur.”
Siz hiç birini duymayacaksınız
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan olmesini isteyecek kadar nefret edecek,
Az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz.
Hemde kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksiniz...
neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz...
Gittiğiniz yerlere gitmek...
Bu size hiç iyi gelmeyecek...
ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğinizi söylese,
Kaçacaksınız...
Aslında kurtulmak istediğiniz halde,
O acıyı yaşamak için direneceksiniz...
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...
Hiçbir şey oyalamayacak sizi...
İlaçlara sığınacaksınız...
birkaç saat kafanızı bulandıran
Ama asla onu unutturmayan...
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazınız düğümlenecek,
Dinleyemeyeceksiniz..
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksiniz...
Bazen de “hiç güneş doğmasa” diyeceksiniz
Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, olemeyeceksiniz...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle
Önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz...
Nafile...
düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz...
Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz...
Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz..
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksanız arayanlarla...
Yüreğiniz burkulacak..
Canınız yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için
Kendinizden nefret edeceksiniz...
Yaşadığınız şehri terketmek isteyeceksiniz..
Onunla hiçbir anınızın olmadığı
Bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...
Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksınız...
Buna yaşamak denirse...

Razı mısınız bütün bunlara?
Hazır mısınız sonunda ölüp ölüp dirilmelere?
O halde aşık olabilirsiniz....

Pakize Suda

Afedersin..

“Her gün, yeni bir şeylerden Vazgeçiyorum
Dün de canımdan vazgeçtim, sonuna kadar..”

Ne güzeldi her şey... İnsan en büyük zararı kendisine verirmiş ya… Biz de öyle yaptık.. Yıkılmaz sanılanları yıktık, yok olmayacakları yok etmeyi başardık. Başardık dediğime bakma, en büyük başarısızlığımdır bu benim. Bir şeyleri yaşatmaya çalışırken an be an yok etmeyi başarabilmek...

“Öyle bir yaşamak ki, ne türlüdür sorma
Uzakta yaşamak, yakınlardan yakın
Şimdi bir tek şey kalmış becerebildiğim
Bir sevgi, bir sevmek var gönlümün içinde”


Birbirimizden çok farklı olsakta aynı yönlerimizde vardı, inatçılığımız gibi. O kahrolası inadımız gibi. Yokluklardan var olan bir sevginin yeniden geldiği yere gitmesi pahasına Vazgeçmeyeceğimiz inadımız. Farklılıklarımız mı?.. Sen çok cesurdun bende bir o kadar korkak. Ne olursa olsun kopamazdım senden, ne olursa olsun bir ömür beraberiz, biz birbirimize aitiz. Yine yanıldım, yine sen haklı çıktın…

Ansızın gittin. Arkana bakmadan, sana dair hiçbir iz bırakmadan. Sevdiğini söyleyen biri nasıl bu kadar duyarsız olabilirdi ki? O büyük sevgi bir anda nasıl yok olup gidebilirdi ki?

Gittin.. Geride bir çok soru bırakıp gittin. Geride beni bırakıp gittin... Umarım orada benim başaramadığımı biri başarmıştır. Umarım gittiğin yerde mutlusundur...




“İkimize bir mutlu son yazdım... Başka bir yaşamda, başka bir mutlu son.. Biz bunu hak etmiştik..”

VazgectimSenden

18 Nisan 2009 Cumartesi

Kavuşmalar Olmaz Ayrılmadan..

Gecenin en karanlık anında bir yıldız parıldadı işte…
Ve sen düş olmaktan düştün o an…
Yeniden gerçeğin ta kendisiydin,
En alışılmış ama en anlamlı cümlelerinle…

Ben sensizliğe,bizsizliğe göz yaşı dökerken geldin yine birden bire.Alışıktım ben senin aniden gelişlerine zaten hiç beklenmedik anda gelir,en savunmasız olduğum anda beni rüzgarında savururdun.yine öyle oldu bak işte…Yine ben ağlıyordum ve yine sen bundan habersiz gelmiştin…Yüreğimde yanan ateş senin rüzgarında sönüverdi hemen,tüm kırıklar yaralar berelerde uçuştu her bir yana…Benden,bizden çok uzaklara…Sen geldiğinde hangi kuvvet akıttırabilirdi ki zaten o damlaları gözümden.İmkanı var mıydı ki sen benim gülümseme sebebim değil gülüşlerimin ta kendisiyken.Sen gelirsin de ben gülmez miyim ömrüne ömrümü adadığım sevdiğim? Sen gelirsin de benim telaşım bayramlık çocukların telaşını aratır mı ? Ama ya gidersen yok yok hayır bunu düşünmek istemiyorum.tekrardan o soğuk toprağı iliklerime varana kadar hissetmek istemiyorum.Belki de tam bir geliş değildi bu ama olsun.Geleceğine dair bir umuttu.Ucu bucağı görünmeyen,ufacık bir aydınlığa hasret kalınan, bir tünelde ben buradayım diye haykıran bir ışıktı.

Yolun sonunda belki bir göz yanılsaması olarak kalacak aldatıcı bir parlaklıktı,belki de şuan gözlerime yansıyan parıltı kadar gerçek umuda,sevdamıza yolculuğa davet eden bir bilet…

Ayrıyken bile arada ayrılık yok,sen ben yok diye haykıran sevgili,seni anlamaya artık gücüm yetmese de benim aşkım beklemeye yeter…

Haydi git artık,yollar gitmeden bitmez.

Kavuşmalar olmaz ayrılmadan…

Ama dönmeyi unutma,döndüğümde geleceğim yer tek senin yanındır diye verdiğin sözü unutma !

Haydi hala duruyor musun ?

Git de gel sevgili…

Bugünleri erteledik ama yarınları kaçırmayalım…

Yarınlara ithaf ettiğimiz bu aşkı unutmayalım…


CNN

Yalan Olsanda Seviyorum Seni..

Göresim var seni bugün…

Hani öyle uzun uzadıya olmasa da görmek istiyorum işte…Yüzünün şeklide önemli değil isterse gülümsemesin bana eskisi gibi.Gülümsemesin ki ben yine çocuklaşmayayım.Bir tek gülüşün yine her şeyi silmesin,tekrar başa dönmeyelim.Ama görmek istiyorum işte.Kızsan da olur suratını asanda ama yok yok bu da olmaz ki.Senin bana kızmana suratını asmana dayanamam ki.Hemen sokulu veririm yanına,sen gülümsemeden "tamam tamam bir şey yok" demeden ayrılamam ki.
O zamanlar bir şey yok dediğinde ne de mutlu olurdum değil mi?Yüzümde nasılda kocaman bir gülümseme olurdu.Dünya sadece ikimiz için dönüyormuş gibi gelirdi.Sadece sen ve ben varmışız güneş sadece ikimizi ısıtmak için gökyüzünden bize ışıltısını gönderiyor gibi gelirdi işte.

Ama ya şimdi ?

Ben yanına yaklaşsam ve sen bir şey yok desen dayanamaz ağlarım. Evet artık bir şey yok.
Sen yoksun. Ben yokum. Biz denilen bir şey yok…

Ne ben sana bakabilirim öyle uzun uzun, ne de yanına yaklaşabilirim.

Ne kadar acı …
Gözlerinde cenneti yaşıyorum derken ölmeden cehennem azabını tatmak.

Hani bir şarkı vardı ya ama sen sevmezdin o şarkıyı.Ben inadına dinlerdim bıkmadan usanmadan.”Yalansan yalanı severim elimde değil” derdi hani o şarkıda.

Çok dinlemişim be sevgili...
Çok dinlemişim.
O kadar çok ki içime işlemiş.
Yalan olduğunu bile bile seviyorum işte elimde değil.

Ve biliyor musun keşke seni dinleseydim de bir daha duymasaydım o sözleri belki o zaman elimde olurdu şuan seni sevmemek bile diyemiyorum.Canımı yaksan da,kırsan da,benliğimi koskoca bir yokluğa çevirsen de pişman değilim.

Çok uğraştın keşkem olabilmek için ama hala iyikimsin be sevgili...

Ama yoksun işte…

Yalansın ama seviyorum…yoksun ama görmek istiyorum deli gibi.

Ama olmaz biliyorum …
Olmamalısın da zaten.

Tek yöne olan,dönüşü olmayan bir bilet sana verdiğim.
İyi yolculuklar sevgili…

....

Bir dakika durr şimdi gitme diyeceklerim bitmedi.
Hani ben senin yüreğinin yan cebindeydim ya.Kendimi kurtarayım çıkayım derken hayallerimi,gülüşlerimi,umutlarım kalakalmış orada. Bir ara onları yeniden bana gönder olur mu ?

Haydi şimdi elveda…

CNN

Sen/de Biteceksin Bende..

Bugün güneş daha bir karanlık doğdu..
Köreliyor sanki dünyam..
Boğazımda düğüm düğüm bir şeyler dizili,
Ağlayabilsem çözülecek sanki,
Ama taş oldu bağrım
Ne ağlayabiliyorum ne de gülebiliyorum..

Sadece boş bakan resim gibi
Öylece bakakalıyorum..

İçtiğim sigaranın ardı arkası kesilmez oldu
O da çare değil ya derdime..

Ördüğüm çelikten duvarlı odamda
Dönüyorum boş boş..
Artık yıkmaya kimsenin de gücü yetemez..

Kendi çığlıklarım da boğulacağım gibi..

Bu içimdeki sevginin can çekişleri..
Son anları,
Çekeceğim!!

Herşeyin bir bedeli vardır!!

Ve öderiz!!

Tabiki çekeceğim!
Tabiki çığlıklarında boğuluyormuş gibi olacağım.

Ya kurtulamaz da bir ömür takılı kalırsam!
İşte korkum bu,
Korkumu kuvvetlendirip daha çok yakan bu,
Bir ömür acını çekmek..

-Ölmek daha iyidir bu acıyla yaşamaktan..-

Ama gücümü toplamalıyım!!

İçime derin bir nefes çekip,
Herşeyi geride bırakmalıyım..

Geçecek!!
Ve sende biteceksin bende..

Sude

Bir Dönüm Noktasıydı Gidişin !


Bir dönüm noktasıydı gidişin!
Bir çok şeyin bitişi,
Bir çok şeyin başlangıcı..

Nedense bu gidişinde çok yıkılmadım,
Çünkü giderken acıyan yanımı da
üzülen yanımı da alıp gittin..

Bu kez dönsen de
Dönmem arkama!
Çünkü o duygumu da alıp gittin!

Yerine ne mi kaldı?

Verilen sözlerin tutulmadığına inanan,
Kimseye güvenmeyen bir kalp!

Bu kez etrafıma çelikten bir duvar ördüm!

Kimsenin eritmeye
Yıkmaya gücü yetmeyecek bir duvar.

Bana geldiğinde buzdandı duvarlarım.
Adına seviyor dediğin yürekle
Yıkmaya gücün yetmişti..

Sevgi bu dedim!
Aşk bu dedim!
Herşeyimsin!
En önemlisi
Eşim dedim!
Buzlarımı tek tek erittim!

İnsan sevdiğini üzer mi?
Üzüşüne sevgi dedim..

Ama her üzülüşümde bir parçam gitti
Bilemedim..

Ve bu kez bittim..

Ve bu kez herşey başka..

Bu yüreğin son sevdiği
Sayende
Sevgiye inanmaz oldum..

Bir dönüm noktasıydı gidişin!

Yolun açık ola son sevdiğim!


Sude
Kes Sesini Yüreğim..Sus..Sus İşte...