18 Kasım 2008 Salı

'Tut'uştu Gözlerimdeki Renkler !

Beni bana mahkum ettiğin ilk gece,gözlerimin tutuştuğu yerde şimdi...Kırık bir gülümseyiş yerleşti dudağımın kenarına..Nasıl oluyorda sensiz günler gözlerimde birikirken,senli günler dudagımda tebessüme dönüşüyor?



Ellerimin ellerine yakıştığı ilk yerdeyim şimdi...Bırakta sen yokken senin tadını çıkarayım...Eski günlerin hatrına bir bakış bırakıyorum hayaline...Onunla yaşıyorum ve ben şimdi kendimi en çok hayaline yakıştırıyorum !




Pencereme bakıyorum önce...Bir ışık bir ışık ki sorma...Sanki gözlerin doğmuş bu sabah güneş yerine yüreğime...Ve tılsımı öyle bir işliyor ki her bir zerreme..Ya gidersen diyorum..Ya gidersen kalbimden?Ya gidersen bigün gittiğin gibi ellerimden bu sefer gidersen herşeyden !



Takvime baktım bugünde...Hiç değişmemiş tarih...Bakıyorum günlerden bizmiş en son...Ve bir resim ilişmiş aynamın kenarına...Ne güzelde gülmüşsün...Sanki bende gözlerinin içine gömülmüşüm...Sevgilim beni gözlerine mi gömdün?




Şimdi sil gözyaşlarımı...
Hayalin bile olsa sabahlamak istiyorum bu gece omzunda...
Takvime hiç bakma...
Sen tüm gerçeklerle dönene kadar,Değişmeyecek tarih dudaklarımda...

Kafam Bi Milyon..

Çayım bitti bitecek
uykum gitmiş kendini 7.kattan aşağı bırakmış,
hal hatır soracak hayalin de yok yanımda.
4 duvar arasında yosun tutuyor şimdi gözlerim.
Şöyle demli bir sigara yaksam uyandırsam içimdeki şehri,
sonra seni bulayım derken o en bildik sokakta kaybolsam ,
dünyanın da çivisi çıkmış,ağzımı bıçak açmaz .
ulan karnımda açıktı iyimi ,
ama sen yok musun ;sen yoksun dimi?
ulan ne zaman yoksun desem nah şuramda bir yalnızlık beliriyor.
********* diyorum kendi kendime sonra…
Sonram ana haber bültenlerinde
ekranı kaplayan ayıların diline dolanmış az porsiyon hesabıyla...
Neyse yokluğundan bahsediyordum;illet bir şey ,
ama bir tek iyi yanı şu; rakının yanında yakışıklı duruyor be..
Neyse gecenin körü olmuş gideyim de uykumu toplayayım hastane köşelerinden…
Birde ne var biliyor musun ?
ulan özledim seni keşke gelseydin
ve ben keşke İbrahim(tenekeci) abimin dediği gibi biraz ölmeseydim...

Hüseyin Avni ÇAKMAK

Gelecek Misin?

Kanadı kırıktır mutlulukla başlayan cümlelerin.

Mutluluk onun adının, Onlu anların yanına yakıştırılmıştır çünkü. Ondan öteye giden tüm yolların yolsuzdur bir bakıma. Sesler susuşa yaraşır sadece, kahkahalar feryatlara.

Layığı gözyaşıdır belki tebessümlerin, lakin and içmiştir gözüne sevinçten öte yaş koymayacağınna. Ağlasa bir türdür, gülse bir tür.

Yaşamın tüm anlamları bir tek onda bir olmuştur. Yaşamın ta kendisi derler ya hani, adı o olmuştur.

Senaryosunu yazma şansı eline verilseydi yaşamın, kesinlikle farklı şeyler yazardı ya hani, yok böyle birşey... An; gelir, yaşanır, yıpratır ya da taçlandırır, sonunda yaşlandırır. "Yaşlanmayı" onla yaşlanmak olarak dilersin taa içten. Demeye, dillendirmeye de çekinirsin bunu.

"An" gelir, gidişlere gebe olur varlığı yaşamın ta kendisi bildiğinin. Yutkunmaya çalışırsın boğazın düğüm düğüm, adına dersin ölüm... Susarsın. Ağlasan bir türdür, zaten gülemezsin.

En çok bilmedikleri korkutur ya insanı, dolar etrafın karabasanlarla. Senin ilacın belli aslında. Bir sorudur... Cevaptan belki yoksun, belki doludur... Lakin yokluğu düşünmek, yaralara yoldur. Sızıları duyulmaya başlar kanamaların, iflah olmaz dereler yaralar için. Ama sen bilirsin geçer... Ama gidişin dönüşü olursa.

Sormaya çekinirsin gidişe giderken, bu çekingenlik sırf bilmediğinden:

"Gelirsen geçer,

Gelecek misin?"


Yaşarsın, görürsün... Görene kadarsa, kanadı kırık kalır mutlulukla başlayan cümlelerin.

Aşıksındır... Bellidir... "Aşık, yaşamın ta kendisidir." sanırsın. Dedim ya az önce de;

Yaşarsın, görürsün...

17 Kasım 2008 Pazartesi

Aşk Layık Olanda Kalmalı..

Hiç umurunda olmadım biliyordum...

Benim hayallerim senin unuttuklarındı. Benim heveslendiklerim senin bıktıklarındı. Hiç önemli olamadılar senin için. Aynı benim gibi. Bildim bunları hep. Bilmemezlikten geldim.
Bilmemezlikten gelmek daha kolaydı. Daha acısızdı.
Ne yaşadığımın değil ne yaşattığımın önemli olduğunu bilmedim onun için. Beklediklerimin asla gelmeyeceğini bilmedim. Senin için hiçbir zaman önemli biri olmayacağımı bilmedim. Bilmemek daha kolaydı.
Seni severken öğrenmemek daha az canımı yakardı.

Öğrenmedim.
Öğrenmeyecektim.
Öğrettin.


Meğer ne boş heveslere kapılmışım
Sen neymişsin ben kendimi ne sanmışım
Ben deli gibi seni severken, sana adarken yüreğimin her zerresini, aldığım her nefesi senin için alırken ve sen bunları görmezden gelirken bunları bilmek sonum olacaktı. Sen beni görmezden gelirken ben bildiklerimi unutmaya çalıştım.
Ben unuttukça sen hatırlattın.
Sen hatırlattıkça bende azaldın.
Gözlerim açık gider sana doğru söylemezsem
Ben seni artık hiç sevmiyorum
Sen beni aşka layık görmedin senin kadar
Ben artık aşkı senden çok seviyorum
Sana duyduğum sevginin hiç bitmeyeceğini zannediyordun belki. Belki sen olmazsan yaşayamayacağımı sanıyordun. Belki ben de öyle sanıyordum ama, geçti.

Unuttum seni sevmeyi.
Sana göre aşk laftan ibaret
Bana göre hayatın anlamı
Sen bu yolda böyle devam et
Aşk layık olanda kalmalı..

Canım Yanmamalı

Nefretim boyumu aştı
Nefes alamıyorum..

Bir dolu cümle kurmak istiyorum.
Canını yaksın istiyorum sözlerim.

Sırtımda kanlı bıçağının acısı..

Kalbim ellerimde
Sıkıyorum parçalarcasına
Yok ol istiyorum,
Yanarak hücre hücre..

Ateşe vermek istiyorum sevdanı

Öyle zorki bu acıyla yaşamak!

odam da dar gelir oldu..
Yatağım diken!
Canımı yakıyor..

Ben yanıyorum ya sende yan istiyorum.

Ve kalbimi avuçladıkça
Canım daha çok acıyor.
Sana acı vereyim diyorum ya
Avcıttıkça canını
bin kat acıyla geri dönüyor..

Nefretim diyorum ya
Nefrette sevdadan..

Sevdan olmamalı,
Koskoca bir hiç olmalısın ki bende
Canını yakarken Canım yanmamalı..

Ben Sadece Susuyorum Sana...

Telefon elimin altında bekliyorum..
Seni...
Aramandan korkarak
Ya aramazsa diye içimdeki beni tüketerek..

Birkaç saat önce, yanımdayken hani
Dün en güzel kokulu çiçeklerle belirmişken kapımda hani
Bana benden yakınken hani..

Ya şimdi?
Konuşsana yar..

Susuyorsun...
Bitmişsin, bitirmişsin.
Nasıl?
Ama dün..
Dün çok mu uzak dedin?!
Ama nasıl..

Beni boşver ama
Ya sonbahar?
Aşkın seneler önce küçücük yüreklerimize düştüğü o mevsim?
Ona ne olacak
Nasıl öksüz bırakırız onu?!

Ya doğumgünün?
Yarın hani..
Bir yaş büyüyecekti hani ya sevgim.
Hani “iyi ki doğdun sevgilim”?!

Arama diyorsun.
Doğumgünümde de arama, umursama
Ama ben seni umursamadan...
Nasıl...

Boğazımda düğümleniyor sözcükler
Nefes alamıyorum
Nefesim senken nefes alayım diye nasıl atarsın beni sensizliğin eline?!

Konuşsana..
Ya da..

Boşver, konuşma..

Susuyorum ben.
Ağıdım sevdama; içimde büyüttüğüm, beklediğim
Umuduma, İnancıma..

Sanaysa...
Hoşça kal demek gelmiyor içimden.
Ben şimdi sadece susuyorum sana...
Kes Sesini Yüreğim..Sus..Sus İşte...