7 Ocak 2016 Perşembe

"Gözyaşı"

Çok kötü çok.. hani böyle düğüm oluyor ya boğazına, atamıyorsun, hep orda...
Çok kötü...

2 Ocak 2016 Cumartesi

Yeniden?

Unutmuyormuş insan...birden düşüyormuş aklına..

12 Temmuz 2012 Perşembe

Olmayacağını sende biliyorsun ama.....

Susarak ümit veriyorsun,
verme.
Konuş
ve konuşarak bana olamayacakları anlat
anlat, kır.
Ama susma.
Hiç susma ..

12 Haziran 2012 Salı

Kaybetmekten mi korkuyorsun; kaybet. 
Düşmekten mi korkuyorsun; düş. 
Yaralanmaktan mı korkuyorsun; yaralan. 
Sonra iyileş. 
Yeniden kalk. Yeniden başla. Yeniden sev. Yeniden âşık ol. 
Bir daha mı düştün? 
Bir daha kalk. 
Er ya da geç, beklediğin gelecek. 
Er ya da geç aradığın seni bulacak. 
Ama sen bir kez yıldın mı, korktun mu, 
Maskeni yüzüne geçirip kalkanlarını kuşandın mı, o zaman bitecek. 
Beklediğin her ne ise asla gelmeyecek...

5 Haziran 2012 Salı

P.S. I Love You


Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır. Acıtmasına rağmen denemeyi öğrenmelisin. 
Biliyorum, gitmene izin vermeliyim. Ama biliyorum ki nereye gidersen git asla uzakta olmayacaksın.. Çünkü parlak bir yıldızın ışığı gibisin. Yaşamımda parlamaya devam edeceksin… 
Hiçbir mesafe bizi ayrı tutamaz. Sen benim kalbimde olduğun sürece bu gözlerden hiçbir gözyaşı düşmeyecek.. Çünkü aşkın gerçek sevgisi asla ölmez.. Sonsuza dek canlı kalır… 
Zaman sahip olduklarımızı alamaz… Birlikte olduğumuz zamanları hatırlayacağım. Zamanımızın bittiğini düşünebilirsin.. Ama sen hala benimsin…

Not: Seni Seviyorum 


( P.S. I Love You )


26 Mayıs 2012 Cumartesi

Unutmak ?


Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. 
Zaman değil yürek istiyormuş. 
O da sende kaldı ... 

 Yılmaz Güney

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Şimdi ten tene olsak ne fayda, 
Artık aramızda bir ceset gibi boylu boyunca yatan mesafeler var. 


Ben sana işlediğim günahların cehennem sıcağında seni ısıtırken, 
Tenin şimdi kim bilir kimlerin dudağında meze. 


Ben senin yokluğunun hastalığında ateşler içinde yanarken, 
Sen şimdi kim bilir kimlerin yatağında soğuyorsun... 

Atakan Gülgar

16 Nisan 2012 Pazartesi

Hatırlarmısın baba?

adımlarımı kuvvetli atmayı senden öğrendim hatırlarmısın baba ?

senden öğrendim onurlu , gururlu , namuslu ,haysiyetli yaşamayı ; bir parça mutluluğu bile herkezle harcayıp sıfıra varmayı..
herkezin dediği gibi en çok ben çektim sana ,
kah dalgalı fırtınalı, kah parçalı bulutlu
bazende günlük güneşlik ..
içimde kocaman volkan var baba; harlandıkça harlanıyor tutuyorum, susuyorum her zamanki gibi köşeye çekilip yutuyorum güya çok güçlüyüm ya ! kadere üzüntülere meydan okuyorum ..
ben çırpındıkça üstüme geliyor yıkılan umutlar ,zelzele kopuyor içimde, susa susa atıyorum içime. Anlamıyorlar baba içimde tüten sevgini, yüzümün gülücüklerine kanıyorlar, çok azı fark ediyor beni .
meğer hala çocukmuşum, hala aynı hırçınlıkta hala küçücük bir kızmışım ..
sen kimselerin beni sevemeyeceği kadar seven yegane sevgilimsin .. aşksın teksin ve kalbimin merkezinin vazgeçilmez şehrisin .. senle tanışalı tam tamına 20 yıl oldu ilk sevda ,ilk bakış ,ilk ve son güveniş ,ilkimsin babam , hala ellerim küçücük ,hala yüreğim ürkek, hala korkak ve hala sana ihtiyacım var . .
bilmezmisin baba huyu mu ? sevmediğim durumlarda hırçın oluşumu ..
içime kapanıp herşeyi kendimle halletmeye çalışışımı ..
öylece ellerim kollarım bağlı duramayacağımı ..
bişey gelmediği için elimden için için eridiğimi ..
her zaman ki gibi dualarıma dua oluşunu ..
kendimle didişmekten öyle yoruldumki omzuna yaslanıp dinlemek ve bak kızım şu huyunu düzelt diyen nasihatlarını özledim ..
şimdilerde yüzünde yorgunluk, eskisi gibi gülümsemiyorsunda , ve anlamadığım bir suskunluk mevcut , ben hiç sevmedim bu halleri korkuyorum birisi çimdiklesin beni, ve şaka desin .....
alışkın değilim baba, alışamadımda yıkılmaz dediğim dağa noldu ? Güçlü dediğim babam; hafif bir sarsıntıda niye kendini bıraktıki şimdi ...

HÜLYA

12 Mart 2012 Pazartesi

Sarılıp Uyuyalım..

Sarılıp uyuyalım.
Arada uyanıp nefes alıp almadığını kontrol edeyim, dikkat kesileyim.
Bir an olsun telaşlanayım.
Nefesini duyup rahatlayayım.
Saçlarının kokusunu çekeyim içime
Başımı göğsüne yaslayıp uyuyayım.
Yada sırtın dönük olsun;
“Uyurken güvenip sırtını dönebiliyor bana” diye düşünürüm mesela.
Alınmam ben bana sırtını döndün diye.
Ya da sen sarıl bana öyle;
Yüzünü saçlarıma göm; çok güzel koktuklarını söyle.
Üstümü çok açarım ben; üşürüm diye telaşlan.
Yorulduğumda debelenirim mesela.
Kıpırdanırsan uyanacağımdan kork.
Fazla bir şey değil; sadece sarılıp uyuyalım.


Ben ve İstanbul


Çok İstanbul'umdur ben; ne trafiğim biter, ne yağmurum. Mesela uyumam.
Birileri vardır mutlaka nöbetimi tutan. Bir tek sensin boğazıma takılan...

17 Şubat 2012 Cuma

Özlem...



Özlemi parçalara ayırmak...
İyi de, kendisi parçalanırken, neden yüreklerimizi de beraberinde parçalıyor ki? Bi anlayabilsem..


Eroinle Dans - CANAN TAN

7 Şubat 2012 Salı

Mutlu olmak varken bu dünyada....


Mutlu olmak varken bu dünyada
Geceler geldi dayandı kapımıza
Olduk acımızla sarmaş dolaş
Bekledik düşümüzle koyun koyuna...

31 Aralık 2011 Cumartesi

Yeni yıla sensiz giriyorum...

Yeni yıla sensiz giriyorum
Bu senem sensiz mi geçecek?


Herkes gülüp eğlenirken
Gözlerimden yaşlar mı süzülecek?


Acıların en lüks gecesi
Işıl ışıl bir yalnızlık bu


Ne bir ümit var ne dileğim
Senin hediyen bu ayrılık ahh


Yine de hoş geldin yeni yıl
Ne de hoşgelir ya ayrılık


Yeni yıla sensiz giriyorum…






Yeni yıla sensiz giriyorum…

10 Aralık 2011 Cumartesi

yok oluyorum...

hüzünlüyüm bugun
nedenini bilmediğim hüzün denizinde yüzüyorum bugün 



çevrem kirli, denizim pis 
etrafımda birçok kişi var 
kim onlar? neden benim denizimdeler?
bilemiyorum.. 
temizlenmek için çırpınıyorum
çıkmak için türlü manevralar yapıyorum
ama nafile
başaramıyorum....

tam tutunacak bir yer buldum diyorum
tutunamıyorum 
ve düşüyorum...

kaybolmaya başladım
korkuyorum
kendimi bulamıyorum...

içimde sızlıyor
kalbim ağlıyor
gözlerim eşlik ediyor


ve


yok oluyorumm......

17 Kasım 2011 Perşembe

Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye,
İşte ben onlardan değilim
Ben sensiz de yaşarım ;
Ama seninle bir başka yaşarım..
                                                              Nazım Hikmet Ran

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Eksiklik...

Bir de bakardım ki, saçılmışım oraya buraya.
Eğilip tek tek toplardım parçalarımı,
Ama her zaman dağılanlar topladıklarımdan fazla çıkardı.
Ne kadar dikkat edersem edeyim,
Daima bir şeyler kalırdı geride.
Bir şeyler hep yarımdı,
hep eğreti,
hep eksik…

-Elif Şafak-

6 Mayıs 2011 Cuma

BEKLE DEDİ..

Geleceğim bekle dedi

Ben beklemedim o da gelmedi

Ölüm gibi bir şeydi

Ama kimse ölmedi!!

[ Özdemir ASAF ]

12 Nisan 2011 Salı

Son'A Yaklaşırken...


Düştüğüm karanlıkta tek umudumdun sanırdım,
Sessizliğin içinden çıkıp gelirsin,elimden tutup ışığa çekersin sanırdım,
Gözlerim buluşunca gözlerinle yüreğine inerim sanırdım önceleri.
Ta ki bakışlarındaki hissizliğe denk düşene kadar yüreğim...


Nasıl dile getireceğimi bilemediklerimi anlamadığın için değil aslında sana kızgınlığım
(-ki rüzgarları bile dinlesen yetecekti oysa)
Veda nağmeleri arasında sıkışıp kalmışlıklarım var,hatta yüzünün her bir çizgisine ait ayrı ayrı an'larım da...
İşte bu yüzden,
Tam da bu yüzden zayıf bedenime ağır geliyor yalnızlıklarım
(-ki bir baksan etrafında olanlara,bir gelsen,bir düşsen tekrar rüyalarıma..yaşanılabilir kılacaksın hayatımı oysa)




İki kişi çıktığımız yolda yalnız yürüyecek gücüm yok benim
Ama kaderin önüne geçecek kadarda büyümedim daha
Hala çektiğim sancıları saklamak için sarmalıyorum incecik kollarımla bedenimi,
Usulca çekip bacaklarımı yukarıya,kimse görmesin acılarımı diye yüzümü bastırıyorum yastığıma
Yüreğimde biriktirdiğim tortular akarken gözyaşlarımla
Çok gülmek ağlamak getiriyor ya;
Mutluluğun fazlası da öyle



"-Ve giydirdiğin yalnızlık 1 beden büyük geliyor üzerime..."


Törpülenen bir sevdanın artıklarını toparlıyorum içime,
Sadece pencerenin buğusuna yazdıkların kalıyor geriye
Gölgene dâhi tahammülü yok gözlerimin
Hava yağmurlu,hava soğuk...
Yağmur bulutları üşüşüyor tepeme
içimde eksikliğin ürperiyor,soluksuz kalıyorum bir an
Biliyorum,yaklaşıyor son...







Giderken sen;
Geceydi,aylardan güz..
Yapraklar düşüyordu
Ve gözlerden yaş..
Oysa adımların yavaşlar sanıyordum,
Ta ki yüreğindeki bensizliği hissedene kadar...

Giderken sen;
Geceydi,aylardan hüzün
Yıldızlar kayıyordu
Ve tutamıyordum ne yıldızları,ne adımlarını,ne seni..
Oysa nefes kadar yakınım sanıyordum,
Ta ki sessizliğine yenik düşene kadar tüm seslerim...


Ve ben karanlığında şehrin, bir masalın içine düş'tüm
Uyanmamak üzere...

SeCciL

11 Nisan 2011 Pazartesi

İtiraf...

Yalanı derlediler
Ve ''Nasılsın'' der gibi kolay söylediler 'Seni Seviyorum'u bu kentte,
''Asla bırakmam'' diyen adamlar tarafından terk edilmiş,O kadınlar..

Suç ve Günah,kutsal hitabı yürekten dile düşüren adamlarındır..


Yargah 
| Emre G
ökce
Kes Sesini Yüreğim..Sus..Sus İşte...